Kırmızı çizgi saplantısı kısır çekişme oluşturur”
Av. Ercan Arslan: Yeni anayasanın her maddesi, ülkenin her vatandaşına eşit yakınlıkta veya eşit uzaklıkta olmalıdır. Aksi halde kırmızıçizgi saplantısı kısır bir çekişme oluşturur.
Propaganda döneminin en büyük vaatlerinden biri olan yeni anayasa tartışmaları başladı. Bu dönem yeni anayasa çalışmalarına partilerin kırmızıçizgi’leri damgasını vurdu.
Tartışmaların yoğunlaştığı şu günlerde hukukçu Ercan Arslan, partilerin ‘kırmızıçizgi’ mücadelesinin kısır bir çekişme olacağına dikkat çekti.
İnsan haklarının anayasal güvence altına alınmasının, devleti korumak yerine bireyi güçlendirmek, özgürlükleri sınırsızlaştırıp, yasakları sınırlamak, barış dilini hâkim kılmak, sevgi, hoşgörü ve diyalog duygusunu her zemine taşımanın hiç kimse için fedakârlık ve ödün verme anlamına gelmeyeceğini belirten Arslan, bu durumun huzur ve barış ortamının tesisine katkı sunacağını sözlerine ekledi.
“YENİ ANAYASA HERKESİN KENDİNİ İÇİNDE HİSSEDECEĞİ BİR ANLAYIŞLA HAZIRLANMALI”
Olağanüstü koşullar ve darbe ürünü 1982 anayasasının devleti koruyan, temel hakları sınırlandıran, baskıcı ve statükocu anlayışının gerek evrensel, gerekse ülkesel anlamda ihtiyaçları karşılamadığını belirten Arslan, “Topyekûn yeni bir anayasa ihtiyacı, toplumumuzun her kademesinde ve tüm siyasi partiler nezdinde ittifakla kabul gören bir noktaya gelmiştir. 12 Haziran seçimleri ile ortaya çıkan sivil halk iradesine bakıldığında ‘uzlaşma-ileri demokrasi ve sağduyu yetkisini içeren bir temsiliyet’ sağlandığı apaçık ortadadır. Ortaya çıkan bu tablonun temel sorunlarımız olan demokratikleşme, insan hakları, inanç özgürlükleri ve Kürt sorununun çözümü için önemli bir fırsat olduğu gerçeği göz ardı edilmemelidir. Toplumsal sözleşme niteliği nazara alındığında yeni anayasanın renk, dil, din ve ırk farkı gözetmeksizin, yaşanılanlardan ders alan, herkesin kendini içinde hissedeceği bir anlayışla hazırlanması gerekmektedir. Mademki yeni bir anayasa yapılacak, o halde mevcut anayasanın şu maddesini, bu maddesini ayakta tutma çabasından vazgeçilmelidir” şeklinde konuştu.
“ANAYASA İÇ SİYASET MALZEMESİ YAPILACAK KADAR BASİT BİR HADİSE DEĞİLDİR”
Arslan,”Yine bazı siyasi parti ve temsilcilerinin yeni anayasa konusunda gündeme taşıdıkları ‘kırmızı çizgilerimiz var’ yaklaşımı önyargısız ve koşulsuz olma düşüncesini zedelemekte, çözümsüzlük konusunda endişe tesis etmektedir. Yeni anayasanın her maddesi, ülkenin her vatandaşına eşit yakınlıkta veya eşit uzaklıkta olmalıdır. Aksi halde kırmızıçizgi saplantısı ‘yeni anayasa benim anayasam olsun’ gibi kısır bir çekişme oluşturur ki bu durum uzlaşma kültürünü de bertaraf edecektir. Anayasa yapma çalışmaları iç siyaset malzemesi yapılacak kadar basit bir hadise değildir. Kendi iç sorunlarını çözen bir Türkiye’nin bölgesinde model, dünyada etkin bir rol üstleneceği unutulmamalıdır.” Arslan, dünyanın gözü kulağı üzerinde olan bir Türkiye’nin yeni anayasa ile dünya barışına da katkı sunacağını savundu.
22 Haziran 2011 Çarşamba 08:53,
Okunma Sayısı: 381