24.05.2012 08:16:54
    Ana Sayfam Yap   |   Favorilerime Ekle   |   Künye   |   Reklam   |   İletişim
ARA
Ana Sayfa  |   Güncel  |   Siyaset  |   Ekonomi  |   Spor  |   Kültür-Sanat  |   Sağlık  |   Eğitim  |   Magazin  |   Medya  |   Dünya  |   Fotoğraf  |   İhale İlanları
SON DAKİKA :
23.05.2012 13:07:53   33 Şehit anılacak  |   23.05.2012 13:02:05   Bir yıllık emek görücüye çıktı  |   23.05.2012 12:57:53   “Kapatmalar Kemalist Rejimin Tahammülsüzlüğüdür”  |   23.05.2012 12:52:51   Baluken tutuklu öğrencileri Meclis'e sordu  |   23.05.2012 12:48:14   Elektrik Kesintisi Yapılacak!  |   23.05.2012 12:29:20   Cemal Eğin 'Seyyid Kasım Türbesi'ni onaracak  |   23.05.2012 12:19:32   Haydi, Bingöllüler Manisa'ya!  |   23.05.2012 12:12:48   Çevre Planına itirazlar değerlendirildi  |   23.05.2012 11:59:52   “Kentsel Dönüşüm'de haksızlık yapılıyor”  |   23.05.2012 11:51:08   Servi Antepfıstığı merkezi olacak  |  
İLÇELERDEN :   |   Merkez  |   Adaklı  |   Genç  |   Karlıova  |   Kiğı  |   Solhan  |   Yayladere  |   Yedisu
 
Baluken: Savaş ortamı sona ermeli

Baluken: Savaş ortamı sona ermeli

Kürt sorununun çözülmesi önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini belirten Baluken, “Savaş, şiddet ortamının artacağından ve can kayıplarının her geçen gün artmasından kaygı duyuyoruz” dedi.

Milletvekili İdris Baluken, BDP Bingöl İl Eş Başkanı Suna Kaya ile beraber dün saat 11.00’de BDP Parti Binası’nda basın toplantısı yaptı. Baluken, gündeme ilişkin çeşitli açıklamalarda bulundu.

12 Haziran 2011 seçiminden milletvekili sayılarını ve oy oranlarını arttırarak büyük bir zaferle çıktıklarını belirten Baluken, “Bu zaferin hemen ertesinde yapmış olduğumuz açıklamalarda gerek AKP’nin yüzde 50 oranında oy alması, gerek CHP’nin farklı bir politika yürütmesi noktasında Kürt sorununun demokratik barışçıl yöntemlerle çözümü konusunda bir umudun doğduğunu ve bu umudun mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştik. Ancak seçimden hemen sonra AKP’nin talimatıyla yüksek seçim kurulu tarafından önce Hatip Dicle arkadaşımızın milletvekilliğinin düşürülmesi, sonrasında seçilen 5 tutuklu arkadaşımızın tahliye taleplerinin reddedilmesinden dolayı bu barış ve diyalog zemininin zedelenmek istendiğini, derin devlete ait bir takım mekanizmaların AKP ve YSK işbirliğiyle bu süreci baltalamak istediğini duymuştuk” şeklinde konuştu.

Baluken,”Gelinen noktada bu sorunun sadece bir milletvekili sorunu veya bir yemin krizi sorunu olmadığını söylemiştik. Sorunun, Kürt sorununun demokratik çözümü ve bir barış zemininin oluşması için gerekli siyasal atmosferin sağlanması sorunu olduğunu belirtmiştik. Bu nedenle bugüne kadar Kürt sorununun demokratik çözümü ve onurlu bir barış için herhangi bir güvence verilmeden bu meclise girmeyeceğimizi belirtmiştik. Bir boykot kararı almıştık. Bu boykot kararını alırken de somut bir takım öneriler ortaya koymuştuk. Bu somut öneriler arasında devletin ilgili mekanizmaları, devletin ilgili yetkilileri Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a bu olayın yanlış olduğunu, bu olayın halkın iradesine yönelik yapılan bir saldırı olduğunu, bu olayın mutlaka düzeltilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledik. Bunun ilk iyi niyet göstergesi olarak da Hatip Dicle’nin yerine halkın irade hırsızlığını, mazbata hırsızlığını yapan Oya Eronat’ın istifasının gerekliliğini belirtmiştik. Barış ve diyalog zeminine atılacak bu küçük adım ile kaldığımız yerden devam edeceğimizi belirtmiştik. Ancak bugüne kadar gelinen aşamada bu noktada herhangi bir somut adım atılmadı. Tam tersine AKP’nin yetkilileri, Başbakan Tayyip Erdoğan ve devletin ilgili kurumları, bu noktada çözümsüz bir yaklaşım ortaya koydular. Halen Hatip Dicle ve diğer 5 arkadaşımız Diyarbakır Cezaevi’nde bulunmaktadırlar. Hatip Dicle’nin milletvekilliği düşürülürken, yerine seçilen Oya Eronat, TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyeliğine seçilmiştir. Bu durumun kabul edilemez olduğunu AKP heyetlerine ve devletin ilgili kurumlarına ilettik, durumun biran önce düzeltilmesi gerektiğini söyledik” dedi.

“HALKIN GÜNDEMİNDE İKİ YÖNTEM VAR”

Kürt sorununun çözümü için şuanda halkın gündeminde iki yöntemin var olduğunu belirten Baluken, şunları söyledi: “Birincisi, Kürt sorununun demokratik siyaset yoluyla olan barışçıl çözümü. İkincisi ise, demokratik siyasetin ve barışın önü tıkanırsa halkın kendi dinamikleriyle ortaya koyacağı bir şiddet ve savaş ortamı. Bizler parlamento grubu olarak baştan beri şunu söylüyoruz. 30 yıldır bu coğrafyada yaşanan savaşın getirdiği acıları hepimiz biliyoruz. 50 binin üstünde can kaybı, 17 binin üstünde faili meçhul cinayet, boşaltılan binlerce köy, milyarlarca dolarlık ekonomik kayıpların artık son bulması gerektiğini söylüyoruz. Bu savaşın kazanan bir tarafının olmayacağını, Kürt ve Türk halkının artık kazanması için Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle çözümünü esas alması gerektiğini söyledik. TBMM’de bu sorunun çözümüne katkı sunmak istediğimizi belirttik. Ancak bugüne kadar gelinen aşamada demokratik siyasetin ve barışçıl çözümün önüne engeller kondu ve bu engeller ortadan kaldırılmadı. Aynı şekilde seçim sonrasında siyasi ve askeri operasyonlar hızından herhangi bir taviz vermeyecek şekilde devam etti. Seçimden sonra parti yöneticilerimize kadar birçok arkadaşımız gözaltına alındı, tutuklandı, işkenceden geçirildi. Yine bölgede hergün şiddetini ve dozunu arttıran askeri operasyonlar söz konusu. Bu siyasi ve askeri operasyonların devam etmesi ve Kürt sorununun demokratik çözümü önündeki siyasal zeminin kapatılması nedeniyle son günlerde can kayıpları yaşanmaya başlandı. Aslında bu can kayıpları askeri operasyonlar nedeniyle son 2-3 aydır yoğun bir şekilde devam ediyordu. “


“SAVAŞ ORTAMI SONA ERMELİ”

Bu sorunun biran önce çözülmesi ve savaş ortamının sona ermesi gerektiğini ifade eden Baluken, “Bunun yolunun başbakanın kullandığı üsluptan geçmediğini belirtmek istiyoruz. Bir halkı tehdit ederek, korkutmaya, sindirmeye çalışarak, Kürt sorununun çözüm noktasında birşey olmaz. Başbakanın tehditlerle ortaya koyduğu yöntem 87 yıldır deneniyor. Kürt halkı milyonlara varan bir özgürlük ve barış istemiyle alanlara çıkıyorsa, başbakanın bu tehditlerine, bu sindirme çağrılarına karşı da duruşunu net bir şekilde tarif ediyor. Bu nedenle başbakanın bu üslubunu biran önce terketmesi, yaşanan can kayıplarının önlenmesi açısından askeri operasyonların biran önce durdurulması, yine demokratik siyasetin önünün açılması açısından da siyasi operasyonların biran önce durdurulması, tutuklu milletvekili arkadaşlarımızın biran önce tahliye edilmeleri, Hatip Dicle’ye haklarının verilmesi için de ilgili kanunların değiştirilmesini istiyoruz” diye konuştu.

“CAN KAYIPLARININ ARTMASINDAN KAYGI DUYUYORUZ”

Kürt sorununun çözülmesi önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini belirten Baluken, “Kürt sorununun demokratik siyaset yoluyla çözülmesi önündeki engeller kaldırılmaz sa, savaş ve şiddet ortamının artacağından kaygı duyuyoruz. Can kayıplarının her geçen gün artmasından kaygı duyuyoruz” dedi.


18 Temmuz 2011 Pazartesi 11:45,

Okunma Sayısı: 492

+ Yorum yazmak için tıklayın



Bu habere yapılan yorumlar


    İlginizi çekebilecek diğer haberler

Bingöl Gazetesi YAZARLARI
Ramazan N. Berdibek
YUSUF ALİOĞLU
Zeki ALİMOĞLU
Orhan BURAKGAZİ
ANKET
Dershaneler kapatılmalı?
Evet
Hayır

Ankete oy kullanmak için tıklayın