Yazı Detayı
10 Ocak 2016 - Pazar 15:36 Bu yazı 1619 kez okundu
 
BENDEKİ NOTLAR -3-
Yusuf ALİOĞLU
aburtaskiray@gmail.com
 
 

Meşin kaplı bir eski zaman kitabesinden çağın şaşkın ruhuna şifalı sahifeler;

 

Kökleri kızıl topraktan firari kardelen yaprakları.

 

Dişleri karanfil bahçesi adamlar geçiyor serin yayla yollarının nasırlı ayaklar ve kara lastiklerle çiğnenmiş patikalarından.

 

Taş duvardan evlerin sararmış tül perdelerini aralayan güneş ışınları üst üste dizili yün yorgan ve döşeklere atılmış çeyizlik örtülerde ‘varlık’ filmine can veriyor.

 

Tahta kürsülerde sırtını avluya yaslamış ve yüzlerinde bin bir çizgi ile maveradan bir yansıma gibi duran dedeler ve nineler hayata ölüm mesafesinde hareket imleci gibi salınıyor.

 

Dünyaya dair tek satırlık iddiam yok, bengisu’yu aramaya çıkmamışım henüz.

 

Yerel ve ulusal trajedilere dair esrikler mahalleme uğramamış.

 

Kaldırım taşlarını saymıyorum, pencerelerdeki karaltılara takmıyorum.

 

Rögar kapaklarında saklı paranoyalarımda tutukluyum.

 

‘Ya köşe başlarını cellatlar tutmuşsa’ diye virajları geniş alıyorum.

 

Gölgemle yürümeyi, gölgemi çiğnemeyi öğrenmenin hazzına meftun bir weledim daha.

 

Siyah beyaz film şeritlerine vurgun bir istençle etrafı izliyorum:

 

Helvacı Hüseyin’i, ekmekçi Nuri’yi, jandarma Ahmet’i, Kurt Ali’yi, Hacı Ali ve Osman Metin’i, Hacı Mehmet Beyoğlu’nu, Hacı Abdullah Aydar’ı, Fettah Çavuş’u, kasap Şemsettin’i ve Ömer’i, İbrahim Burakgazi’yi, kahveci Sait, Ahmet Tata ve Veysi Duman’ı,  Hacı Abdullah Dursun’u, Hacı Tahir Özbilek’i, tenekeci Ahmet ve Fikri’yi, ayakkabıcı Reşit’i, Hacı Mehmet Hındu’yu, Kemalanlı Hacı Abdi’yi, Hacı Enver Altunbay’ı, Hacı Sıtkı, Emin ve Hikmet Elaltuntaş’ı, Araboğlu’nu, fırıncı Hacı Halil, Hacı Musa Burkay, Hacı Abdullah ve Ali Bakır’ı, Palulu Nuri Dayı’yı, lokantacı Hacı Sedri Karaaslan ve Keki Aydın’ı,  kebapçı Ali Rıza’yı, uncu Nizamettin Hülagü’yü, at arabacı Reşit Dayı ve Arif Bozaba’yı, sucu Hasan Bozaba’yı, muhtar Sıtkı Gazioğlu’nu, Kasım Mollaoğlu’nu, benzinci Hamit Gündoğdu ve Nejat Turhan’ı, Avukat Sait Bozgan ve Cemal Yavuz’u,  terzi Rüstem ve Nihat’ı, mobilyacı Haydar Yurtsever’i, berber Yusuf’u, demirci Sabri’yi, kilimci Hacı Mehmet Ateş’i, Liceli Xale Meheme’yi, Ali Çavuş’u, saatçi sağır Mehmet’i, manifaturacı Hacı Enver Burulday ve Hüseyin Buyruk’u, konfeksiyoncu İsmail Akgül’ü hayat kiliminde görüyorum, izliyorum.

 

Katıksız, samimi, sahiplenen ve ayrıştırmayan yürekli cümleler ile dinliyorum herkesin birbirinin farkında olduğu Çapakçur motifli klasik dokumaları. 

 

Heidi pastorallığında dürüstlüğü ve şefkati sürdürüyorum.

 

‘80 Günde Devri Alem’ üzerinden iç dünyama uzay gemileri yolluyorum.

 

Arı Maya, Pinokyo, Tom Sawyer, Küçük Ev, Kırmızı Başlıklı Kız, Lassie, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Keloğlan, Nasreddin Hoca, Robin Hood, Temel Reis ve Pembe Panter ilmik ilmik hayal dünyamı örüyor.

 

Robinson Cruose, Oliver Twist, Don Kişot, Sherlock Holmes burgacına tutulmuşum.

 

Gazete tefrikaları, resimli romanlar…

 

Ardından ortaokullu yılların farklılaşan okuma listeleri.

 

Önce ‘Bir Annenin Feryadı’ ile başlıyor fesleğen kokusu.

 

‘Karanlık Gecelerin Nurlu Sabahı’ başlığında saklı diyalektik, tevhid ve şirk düalizmine taşıyor beni.

 

‘Minyeli Abdullah’ ve ‘Huzur Sokağı’ adlı romanlar uzun metrajlı birer film gibi hayal dünyama renkli sinemaskop tadında damlıyor.

 

A.Günbay Yıldız serisi sonra.

 

‘Suç ve Ceza’yı okuyunca edebiyat müktesebatım sarsılıyor. Birikinti göllerden okyanuslara akıyorum. Hugo’nun ‘Sefiller’i, , Tolstoy’un ‘Dirilişi’ ve Balzac’ın ‘Vadideki Zambak’ı ile eski okumalar enkaza dönüyor.

 

Her kitap ayrı bir cangıl.

 

Akif’i tanıyorum sonra . Safahat; sanata ve şiire dair her şey.

 

Farklı coğrafyalardan ümmet deryasına akan yeni isimler ile tanışıyorum: İbni Teymiye, Seyyid Kutub, Muhammed İkbal, Raşid El Gannuşi, Necip Fazıl, Muhammed Hamidullah, Fethi Yeken…

 

Yarın iki dersten yazılı yoklama var. Ama Rasim Özdenören’in ‘Müslümanca Düşünmek Üzerine Denemeler’ adlı kitabını bırakmanın mümkünü yok.

 

Bizim diye sahiplendiğim gazetenin ilk sayfasında Cahit Zarifoğlu’nun hakka yürüyüşünü okuyorum. Şiire kanatlar takan mütebessim çehreyi dakikalarca seyrediyorum.

 

Fıkhi meseleler üzerinden alınan arızi konumlar: bir yanda Halil Gönenç diğer yanda Hüsnü Aktaş nakliyecileri.

 

Girişim, İslam, Aylık Dergi, Kadın ve Aile, İlim ve Sanat, İktibas, Mektep, Kelime, Ribat gibi aylık dergiler.

 

Tanımlayamadığım bir ilginin çekim alanına çoktan girmiş, gizemli bir soluğun ikliminde satır satır büyüyordum.

 

Lise yılları.

 

Tarih dersinde Hilafetin Osmanlıya geçişini anlatıyor Zafer hocam. İtirazlarımı sıralıyor ve hilafetin kurumsal tarifi üzerinden Osmanlıya geçişine dair reddiyeler sayıyorum.

 

Saçımı okşayan eller bir sonraki hafta Mevdudi’nin ‘Hilafet ve Saltanat’ adlı kitabını koyuyor önüme.

 

Okulumuzdaki  felsefe grubu öğretmeni. Derslerde olmasa da dışarıda örtülü. Sosyoloji dersinde katkı amaçlı söz almış ve tezimi desteklemek üzere, ‘İranlı sosyolog Ali Şeriati şunları demektedir’ diyecek oluyorum. Hoca hanımın acımasız eleştirileri ile sarsılıyorum. ‘Ama o bir şii’ itirazını henüz epistemolojik araçlarla okuma yeteneğim yok.

 

Okuduğum kitaplardan aşırdığım bilgilerden biri ile Kelam hocasına malumatfuruşluk yapıyorum. Maturidi üzerinden anlattığı bir konuya Eş’ari’nin öyle düşünmediği eklemesi ile ortalığı bir anda buza çeviriyorum.

 

Ali Ünal’ın ‘Kur’an’da Temel Kavramlar’ adlı eserinden sıkça Ragıp El Isfehani ismini görmüşlüğüm var. Hadis dersine gelen hocamız defalarca ‘Isfehani şöyle diyor’ cümleleri kurunca, ‘bu adamın bir adı yok mu, kimdir bu Isfehani’? diyor ve cevap alamamanın hazzını henüz terleyen bıyıklarımın etrafına galip! Bir çerçeve olarak yerleştiriyorum.

 

Kul Sadi’nin ‘Mevlana’yı Anlamak’ ile ‘İrfan ve Yunus Emre’ adlı eserlerini düşman mevzilerini döven havan topları acımasızlığı ile eleştiriyorum.

 

Bant tiyatroları ile pay-ı tahtın gündemini takip ediyoruz: Ulvi Alacakaptan, Hasan Nail Canat ve diğerleri.

 

Müziksiz marş kasetleri ve efsane çalışma: ‘Gün Batıdan Doğmadan’.

 

Parti ile yol yürünür mü tartışmaları sonra.

 

Tasavvufa karşı mesafeli, eleştirel tutumlar.

 

Afgan cihadı için Hindukuş dağlarında atan kalbimiz. Meral Maruf okumaları: Hicret Günleri, Dullar Kampı. Pakia Mektupları ve İhsan Süreyya Sırma. Bekir Tank ve Afgan Cihadı. Akabe yeminlerinde tazelenen bilinçler…

 

İslam devrimi sempatisi.

 

Medrese eğitimi.

 

Siyasal İslam yürüyüşü.

 

Akademiye dönüşen çay ocakları…

 

Mezhepleri tartışıyorum;  ictihad, akıl, çağın sorumluluğu diyorum.

 

Kot pantolon giymediğim halde kota takanlara takıyorum…

 

Sokaklar, caddeler, esnaf, vitrinler, doğal bir tiyatro sahnesi gibi. Zengin yabancılar, yoksul yerliler.

 

At arabalarına takılan çocuklar, kamçı şakırdatan at arabacılar…

 

Akşam gezmelerinden dönüşte kah yakıp kah söndürdüğü feneri ve omuzlarında paltosu ile önde babalar, ardı sıra bebelerini kucaklamış anneler…

 

Ajans başlıyor, susun çocuklar.

 

Evlere akan kirli su ‘Dallas’.

 

Acemi sarhoşlar, sinema önündeki haytalıklar, film boyunca ıslıklar, ikinci sınıf naralar, genç bedenler istikametsiz nesiller…

 

Ayşe Şan, Abdullah Papur ve Ali Avaz sosyolojisinin mahcup yankısı bir yanda, diğer yanda Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses, Orhan Gencebay rüzgarının merkeze akamayan çevre isyanı.

 

Jandarma korkusu, yabancı hayranlığı, aşağılık kompleksi…

 

Matbuat, boyalı basın, cinsellik, arka sayfa güzelleri, bastırılmış duygular…

 

Sigara rafları: Maltepe, samsun, Birinci, Yenice, Bafra, Doğu…

 

Kaçırdığı kızla evimize sığınan delikanlı.

 

Bol paçalı, uzun favorili, dar kesim gömlekli, ayna kemerli, yumurta topuklu delikanlılar…

 

Asker, memur ve diğer yabancılarla kurulan dostluklar; geçen zaman, tükenen ilişkiler. Tennesse William gibi, ‘insan evini, mekanını kendi yüreğinde kurmalı’ diyorum sonra…

 

Kıl adamlar, Kıllı adamlar; düşünceyi kıldan kamplara bölen adamlar.

 

Alevi Sünni ayrımı ile malul cümleler zihnime bodoslama dalıyor.

 

Sağımı ve solumu siyasi menkıbeler üzerinden öğrenme bahtsızlığı yaşıyorum.

 

Şehrin öte yakası bakir bir hafıza: Düzağaç.

 

Sır dolu karşı yaka merakı büyüyor.

 

Hüseyin Hilmi Işık kitapları satan pazarlamacılar:

 

‘Tam İlmihal, Seadet-i Ebediyye’

 

Kitap yüklü ecinniler.

 

 
Etiketler: BENDEKİ, NOTLAR, -3-,
Yorumlar
Diğer Yazılar
ŞİİRİN GÜNCESİ -7- 'SULTAN'
BAUMAN’IN ‘AKIŞKAN DÜNYA’SI
Kaç Engerek soyundan, Sığın Aydınlığın Rabbine
ZAMANA DÜŞEN BİLİNÇ SAHNELERİ
FİKRETMENİN KARAKTERİ
ŞİİRİN GÜNCESİ -6- ‘SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE’
BENDEKİ NOTLAR -8-
KARANLIĞIN KÜLTÜRÜ
MÜNACAT
KARTEZYEN BİLİMDEN SİSTEMLER YAKLAŞIMINA
YAŞAMIN ANLAMINA DAİR BİR GÜZELLEME
AKIL, DÜŞÜNME VE BİLGİ
NE YAPMALI?
Aytmatov’dan Bir Nefes: ‘Gün Olur Asra Bedel’
'İslam Deklarasyonu': Yeniden İman Çağrısı
Medya ve Yeni Bir Dil Sorumluluğu
ŞİİRİN GÜNCESİ -5- ‘SEMUD’
POST MODERN TÜKENİŞ
BAŞKALARININ AŞKIYLA BAŞLIYOR HAYATIMIZ
Kir Tortuları
YIKIN EFENDİLER YIKIN!..
1950-60 ARASINDA BİNGÖL’DE SİYASAL HAYAT
Şiirin Güncesi -4- 'ÇAĞDAŞLAR İÇİN'
BENDEKİ NOTLAR -7-
Akif Emre ve 'Göstergeler'
Çok Partili Hayat ve İlk Muhalefet: Milli Kalkınma Partisi
ŞİİRİN GÜNCESİ -3- ‘SUYU ANDIK VE ÇOCUKLAR SUYA GİRDİ’
İHTİLAF VE TEFRİKA KARŞISINDA BİLGELİK
İNSANA DAİR -1-
BENDEKİ NOTLAR -6-
ŞİİRİN GÜNCESİ -2- ‘KARDEŞİME MEKTUP’
BENDEKİ NOTLAR -5-
RUHUN ‘ÖZGÜR’ HALİ
ŞİİR’İN GÜNCESİ -1- ‘GECE’
BATI DÜŞÜNCESİNİN KIRILMA ANLARI
SCHOPENHAUER AYNASINDA FATMA ALİYE SURETİ
DÜŞÜNMEK KADAR ASİL
KARTEZYEN DİNDARLIK
BENDEKİ NOTLAR -4-
SEYYİD KUTUB YORGUNLUĞU (MU?)
YARGI DEĞİL İSTİKAMET
MUHATAPLARA BEYANIMDIR İNSAN KALBİYLE DÜŞÜNÜR
SÖYLE MARGOS NERELİSEN?
SELAM OLSUN ÜÇÜNCÜ YOLA
SİSTEM VE UYGULAYICILAR
YERLERİN ÖĞRETMENİ, GÖKLERİN ÖĞRENCİSİ: ALİYA
EVRENSEL OLAN NEDİR/KİMDİR?
VARLIK, AKIL, ADALET, EYLEM, SÜKUN VE RÜCU
Hüznün Zaman Sarkacı: Eylül
BENDEKİ NOTLAR -2-
BENDEKİ NOTLAR -1-
HAYDİN FELAHA
Çocuk ve Merhamet
SÜKUT MAKAMINDAN KLAS MEKTUPLAR
YAŞAM BİLGELİĞİ YA DA MUTLULUK ÖĞRETİSİ
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
TARKOVSKY VE SİNEMA SANATI
TEO-POLİTİK NOTLAR
AKLIN MEKAN İLE İMTİHANI
.
BİNGÖL Egazete
Yazarlar
Önemli Haberler
Anketler
Belediye'ye devredilen askeri alana ne yapılsın ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
19
0
2
1
6
9
2
Galatasaray
19
0
2
1
6
9
3
Başakşehir
18
0
1
3
5
9
4
Kasımpaşa
18
0
3
0
6
9
5
Başakşehir
18
0
1
3
5
9
6
Kasımpaşa
18
0
3
0
6
9
7
Antalyaspor
16
0
3
1
5
9
8
Antalyaspor
16
0
3
1
5
9
9
Göztepe
15
0
4
0
5
9
10
Beşiktaş
15
0
2
3
4
9
11
Göztepe
15
0
4
0
5
9
12
Beşiktaş
15
0
2
3
4
9
13
Trabzonspor
14
0
3
2
4
9
14
Trabzonspor
14
0
3
2
4
9
15
Ankaragücü
13
0
4
1
4
9
16
Ankaragücü
13
0
4
1
4
9
17
Konyaspor
13
0
2
4
3
9
18
Konyaspor
13
0
2
4
3
9
19
Alanyaspor
12
0
5
0
4
9
20
Alanyaspor
12
0
5
0
4
9
21
Yeni Malatyaspor
12
0
3
3
3
9
22
Yeni Malatyaspor
12
0
3
3
3
9
23
Sivasspor
10
0
3
4
2
9
24
Sivasspor
10
0
3
4
2
9
25
Fenerbahçe
9
0
4
3
2
9
26
Kayserispor
9
0
4
3
2
9
27
Bursaspor
9
0
2
6
1
9
28
Fenerbahçe
9
0
4
3
2
9
29
Kayserispor
9
0
4
3
2
9
30
Bursaspor
9
0
2
6
1
9
31
Çaykur Rizespor
8
0
3
5
1
9
32
Çaykur Rizespor
8
0
3
5
1
9
33
Bb Erzurumspor
6
0
5
3
1
9
34
Bb Erzurumspor
6
0
5
3
1
9
35
Akhisar Bld. Spor
5
0
6
2
1
9
36
Akhisar Bld. Spor
5
0
6
2
1
9
Arşiv