Yazı Detayı
29 Eylül 2016 - Perşembe 15:18 Bu yazı 921 kez okundu
 
BENDEKİ NOTLAR -5-
Yusuf ALİOĞLU
aburtaskiray@gmail.com
 
 

Eski Bingöl evleri beyaz kireç şeritlerin geçtiği, samanla yoğrulmuş çamurdan sıvaları ile kahverenginin hakim tonlarında taş ve ahşabın kaynaştığı sempatik evlerdi.

 

Uzaktan bakıldığında mistik bir estetik ile dünyevi sükunetin meczolduğu göksel kareler gibi dururlardı.

 

Taş duvarlarda yer yer göze çarpan taze otlar ve çiçekler mekansal bilgeliğin duvarlardan taşan ruhu, damlarda biten yeşillikler ise içsel derinliğin dışa vuran ‘kendinden estetik’ makamı gibiydi. Evet, her evin rengi ve kişiliği ile semaya uzanan bir ruhu vardı.

 

İki katlı olurdu evler. Pencereler parmaklık garabeti ile odaları hapishanelere çevirmemişti daha. Kalınca örülmüş duvarlar arasında minik ölçüleri ile ahşap pencereler vardı. Son gördüğüm pencerede Çingene mavisi bir rüya salınıyordu.

 

İkinci katın girişinde evin tahta ambarının olduğu geniş bir alan vardı. Yukarıdan un doldurmak için geniş ve büyük kapaklar kaldırılır, değirmenden getirilen un buradan aşağıya dökülürdü. Ambarın ön yüzünde ise kale kapılarını andıran işlemeler, motifler vardı.

 

Aynı yerde şömineler (ocak/pıxeri) vardı. Sütler burada kaynatılır, ayran çorbalarının dumanı burada tüter, meşe dalları çıtır çıtır yanarken dağ suyundan, köz ateşinden çayımız burada demlenirdi.

 

Yan odada uzunca bir kerevet vardı. Üstünde itinayla dizili köhne pazen yüzlü minderler. Lavanta kokan kerevetlerin altında ise şeker, tütün, meyve gibi ihtiyaçların konduğu özel kapaklı, asma kilitli teneke kutular vardı. Buradan çıkartılan bir şekerin tadı maveradan bir esinti gibi apayrı, bir portakalın rayihası dayanılmaz olurdu.

 

Kireç badanalı odalara açılan kapıların eşikleri alçakça idi. Merkezi tutturulamamış menteşelerden dolayı kapı kanatları aşağı doğru eğik olurdu. Bu yüzden olmalı ki kapatmak için ikinci bir bilek veya omuz hareketine ihtiyaç duyulurdu.

 

Bir diğer odada ise tahta sandık, ahşap çiçeklikler, demir yatak başlıkları, yerdeki sergiye yayılmış sebze ve meyveler, toprak tavanı tutan iri kalaslara asılmış püsküllü mısırlar, biber hevengi, sepetlerde kurutulmuş elma ve armutlar, bağ ve bahçede kullanılan diğer alet ve edevat…

 

Her evde açık mavi ya da pembe renklerin hakim olduğu, göğsünde kabartılmış beyaz boncuk işlemeli kılıflarda yaprakları eprimiş kutsal kitap olurdu.  

 

Köy evlerinde soba için ayrı bir sayfa açmalı. Sac sobalar veya çift gözlü kuzineler, çinko kaplamalı soba tahtası, soba için meşe odunu, kenarda hazır kıta gibi duran benzin kokulu muhtar çakmağı, maşa ve soba küreği (carut), yanakları kararmış kocaman çaydanlar, içinde uzun kulplu maşrapaları ile su kazanları; patates, biber, löl gibi yiyeceklerin közlendiği/pişirildiği soba gözleri, yanarken çıtırdayan ince meşe dalları, tavanda Zaza gövendi oynayan titrek ateş yankısı ve mangala taşınan köz.

 

Mangal ısısı, mangal üzerinde demlenen çay, mangalda patlatılan meşe palamutları (bali bari u xazbali) ve mütemadiyen karıştırılan kıvılcım deryası mangal közü.

 

Bazı evlerin oturma odalarında bir masa, üstünde capcanlı renklerden muşamba örtü, dağ çiçeklerinden bir buketin soluk gibi yerleştirildiği mavi çinili saksı ve odanın girişinde sarı yaldız çerçevesi ile pulları dökülmüş bir ayna…

 

Güneşi durduran kadife perdeler, hali vakti yerinde olan evlerde camekanlı duvar dolapları ve ceviz ağacından el oymalı antika büfeler, büfelerin içinde Kıbrıs’tan getirilen otuz altı parça bardak, sürahi, tabak vb…

 

Kiler ya da sandık odasından alınarak misafire ikram edilen ceviz, kuru dut, elma, armut, erik, kayısı kurusu (alınc u tüy wişk,kax, suntala, eşbabi…).

 

Köy çeşmesinden bakraçlarla evlere taşınmış ve toprak küplerde/testilerde dinlenmiş serin sular ve metal kadehlerden suya kanmanın doyumsuz lezzeti.

 

İptidai bir çaput ya da paslı bir zincir ile bağlanan tahtadan ve boyasız dış kapılar ‘evde kimse yok’ dedirtirdi.

 

Köyün içindeki kargacık burgacık yollar çamur deryası ve parlayan taşlarla dolu idi. Yanlarında ise gübre yığınları ve buraları eşeleyen semiz köy tavukları…

 

Cennetten bir an gibi zamanlar… hayvanların hırıltısı, kapıların gıcırtısı, yanan odunların çıtırtısı, suyun şırıltısı, kuşların cıvıltısı, leyleklerin takırtısı, rüzgarın hışırtısı ve damlara düşen yağmurun tıpırtısı… nefes alıp veren ve bir halden bir hale geçen zamana şahitlik ne büyük nimet Allah’ım…

 

Yaşlı teyzeler, nineler. Menekşe moru kadife elbiseleri, başlarında rengarenk yazmalar ve alınlarında iffetin ve izzetin bembeyaz sancağı çatkılar, ayaklarında yeşil ya da pembe naylon ayakkabıları, bellerine bağladıkları siyah kemer ile birer azize gibi dolanırlardı bulgur taşında, havan başlarında, su güğümlerinde…

 

Genç kızların kardelen tadında hayaller kurduğu, her söze inandığı; yaşlı kadınların da ölümden korkarak cennet için söylenenleri inanç kulağı ile dinlediği yıllar…

 

Çerçilerden alınan kına, sakız, bilezik, kurdele, ayna, tırnak makası, ıtriyat…

 

Küçücük sebze bahçeleri. Domatesin inanılmaz kokusu, fasulye sırıkları, mısırlar, ayçiçekleri ve çiçeği burnunda bademler…

 

Mehtabın sütünü damlara akıttığı gecelerde evler gaz lambası ile aydınlatılsa da melankolik değildi. Titrek alevli gaz lambasından isli duvarlara yansıyan gölgelerde binbir hayal, hayalet, şekil ve şemail yakalardım.

 

Kışın odalarda yün halılar, havı dökülmüş kilimler yazın ise toprak zemini kısmen örten pamuklu örtüler, hasırlar, ince sergiler vardı. Her odada şimdilerde ‘yüklük’ denilen koca bir girinti yani yataklık vardı. Bol yünlü kalınca döşekler, yüzleri kırmızı atlas işlemeli ağır yorganlar ve modernizme inat çift kişilik ebeveyn yastıkları.

 

Akşamları yamuk yumuk paslı bacalardan yanmış odun kokuları sinerdi köyün üstüne. Boğazı yakan, gözü yaşartan tezek kokularına karışmış acımsı beyaz bir duman. Yağmurlu havalarda kuzinenin yanına sokulmak, üşüyen elleri soba borularında ısıtmak, kavrulan patateslerin kokusu, çıtırdayan ateşin sesi ve gölgesi pastoral hayatın vazgeçilmez yanları olurdu.

 

Köpeklerinin gücü ile övünen, elleri yamalı pantolonların ceplerinde, ağızlarında kenger sakızı, yanakları güneşten kızarıp kabuk atmış, zülüfleri gözlerine inen Zaza civanları.

 

Üzerlerine tütün kokusu sinmiş, ‘ellerinin tersi ile yeleklerine (şalvarlarına) düşen tütün küllerini silken’ (M.Ş.Esendal) ve işaret parmakları tütün sarısı ile malul gümüş köstekli adamlar.

 

 
Etiketler: BENDEKİ, NOTLAR, -5-,
Yorumlar
Diğer Yazılar
ŞİİRİN GÜNCESİ -7- 'SULTAN'
BAUMAN’IN ‘AKIŞKAN DÜNYA’SI
Kaç Engerek soyundan, Sığın Aydınlığın Rabbine
ZAMANA DÜŞEN BİLİNÇ SAHNELERİ
FİKRETMENİN KARAKTERİ
ŞİİRİN GÜNCESİ -6- ‘SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE’
BENDEKİ NOTLAR -8-
KARANLIĞIN KÜLTÜRÜ
MÜNACAT
KARTEZYEN BİLİMDEN SİSTEMLER YAKLAŞIMINA
YAŞAMIN ANLAMINA DAİR BİR GÜZELLEME
AKIL, DÜŞÜNME VE BİLGİ
NE YAPMALI?
Aytmatov’dan Bir Nefes: ‘Gün Olur Asra Bedel’
'İslam Deklarasyonu': Yeniden İman Çağrısı
Medya ve Yeni Bir Dil Sorumluluğu
ŞİİRİN GÜNCESİ -5- ‘SEMUD’
POST MODERN TÜKENİŞ
BAŞKALARININ AŞKIYLA BAŞLIYOR HAYATIMIZ
Kir Tortuları
YIKIN EFENDİLER YIKIN!..
1950-60 ARASINDA BİNGÖL’DE SİYASAL HAYAT
Şiirin Güncesi -4- 'ÇAĞDAŞLAR İÇİN'
BENDEKİ NOTLAR -7-
Akif Emre ve 'Göstergeler'
Çok Partili Hayat ve İlk Muhalefet: Milli Kalkınma Partisi
ŞİİRİN GÜNCESİ -3- ‘SUYU ANDIK VE ÇOCUKLAR SUYA GİRDİ’
İHTİLAF VE TEFRİKA KARŞISINDA BİLGELİK
İNSANA DAİR -1-
BENDEKİ NOTLAR -6-
ŞİİRİN GÜNCESİ -2- ‘KARDEŞİME MEKTUP’
RUHUN ‘ÖZGÜR’ HALİ
ŞİİR’İN GÜNCESİ -1- ‘GECE’
BATI DÜŞÜNCESİNİN KIRILMA ANLARI
SCHOPENHAUER AYNASINDA FATMA ALİYE SURETİ
DÜŞÜNMEK KADAR ASİL
KARTEZYEN DİNDARLIK
BENDEKİ NOTLAR -4-
SEYYİD KUTUB YORGUNLUĞU (MU?)
YARGI DEĞİL İSTİKAMET
MUHATAPLARA BEYANIMDIR İNSAN KALBİYLE DÜŞÜNÜR
BENDEKİ NOTLAR -3-
SÖYLE MARGOS NERELİSEN?
SELAM OLSUN ÜÇÜNCÜ YOLA
SİSTEM VE UYGULAYICILAR
YERLERİN ÖĞRETMENİ, GÖKLERİN ÖĞRENCİSİ: ALİYA
EVRENSEL OLAN NEDİR/KİMDİR?
VARLIK, AKIL, ADALET, EYLEM, SÜKUN VE RÜCU
Hüznün Zaman Sarkacı: Eylül
BENDEKİ NOTLAR -2-
BENDEKİ NOTLAR -1-
HAYDİN FELAHA
Çocuk ve Merhamet
SÜKUT MAKAMINDAN KLAS MEKTUPLAR
YAŞAM BİLGELİĞİ YA DA MUTLULUK ÖĞRETİSİ
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
TARKOVSKY VE SİNEMA SANATI
TEO-POLİTİK NOTLAR
AKLIN MEKAN İLE İMTİHANI
.
BİNGÖL Egazete
Yazarlar
Önemli Haberler
Anketler
Belediye'ye devredilen askeri alana ne yapılsın ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Kasımpaşa
12
0
0
0
4
4
2
Galatasaray
9
0
1
0
3
4
3
Medipol Başakşehir
9
0
1
0
3
4
4
Kayserispor
8
0
0
2
2
4
5
Atiker Konyaspor
8
0
0
2
2
4
6
Antalyaspor
7
0
1
1
2
4
7
Evkur Yeni Malatyaspor
7
0
1
1
2
4
8
Beşiktaş
7
0
1
1
2
4
9
Trabzonspor
7
0
1
1
2
4
10
Demir Grup Sivasspor
4
0
2
1
1
4
11
MKE Ankaragücü
4
0
2
1
1
4
12
Bursaspor
3
0
1
3
0
4
13
Fenerbahçe
3
0
3
0
1
4
14
Göztepe
3
0
3
0
1
4
15
Aytemiz Alanyaspor
3
0
3
0
1
4
16
Çaykur Rizespor
2
0
2
2
0
4
17
Akhisarspor
2
0
2
2
0
4
18
BŞB Erzurumspor
1
0
3
1
0
4
Arşiv