Yazı Detayı
04 Mart 2018 - Pazar 16:48 Bu yazı 499 kez okundu
 
BENDEKİ NOTLAR -8-
Yusuf ALİOĞLU
aburtaskiray@gmail.com
 
 

 

 

Cumhuriyet’in başkentinde, ışığın kristal bardaklarda binlerce defa parçalanması gibi çarşaflı bir kadınla seküler bakışlardan üstümüze sıçrayan salyalar arasında paramparça haysiyet kareleri…

 

İbni Sina koridorlarında üçüncü sınıf Kemalist bir kadın özgürlük ve tercih hürriyetinden yoksun bir gıcırtı ve gönüllü bir misyoner edasıyla laiklik vaazları kusuyor…

 

Horatius: ‘Ne gülüyorsun, bu anlattığım senin hikayen’.

 

………..

 

Her mahallenin bir bakkalı mı olurdu?

 

Daralı ya da bizerba! terazileri ile bakkal dükkanında yamuk yumuk ahşap raflar ve raflarda karton kutularda yiyecekler mi vardı? Tezgahın üstünde kağıttan keseler ve hemen önünde cam kapaklı kutularda dökme bisküviler mi vardı? Koyu mavi önlüklerde ara ara şakıyan madeni paralar ya da para üstü için bozukluk ararken çıkartılan metalin aksırığı, hapşırığı, öksürüğü bir başka mıydı?

 

En sevdiğim yiyecek leblebi tozu muydu? Çifte Fırınlar bitişiğinde, folklorumuzun müstesna oyunu ‘kartal’ ile ünlenen ‘Haseni’ ye ait dükkandan alınan leblebi tozunun tadı bir başka mıydı? Küçük plastik kutularda minik bir kaşıkla birlikte satılan leblebi tozlarını yedikten sonra üzerine limonata içmek eskitme zamanlara ait dayanılmaz bir tutku muydu?

 

Her türlü toz deterjanın adı Tursil miydi? Her türlü krem deterjanın adı Mintax mıydı? Arap sabunu bakkaliye önlerinde tenekeler içinde tutulur da müşterilere naylon torbalarda mı satılırdı? Sümüksü kıvamları ve burun direğini sızlatan kokuları olsa da şimdilerin oyun hamuru misali çocuklar için bir eğlence materyali mi idi?

 

Şehrin orta yerinde, Kültür Caddesinde benzin satan bir işyeri mi vardı? Benzinci Hamit (Hemo) koca bir varil içinden litre ile plastik bidonlara doldurduğu benzin mi satardı? Gaz lambaları buradan mı beslenirdi? Dükkandaki kesif gaz kokusu, gizli tiryakileri için zevkler dünyasından ayrı bir kırpılma mıydı? Kişi başına en fazla kaç litre gaz satılırdı? Üsküfü ile ilk defa burada mı tanışmıştım?

 

Mahalle, aile ve komşu kavramları, sohbet kültürü, gençlerin amatör ruhlu dayanışmaları ve asfaltsız sokaklardaki çocuk oyunları henüz dijital zamanların modern albenileri ile buharlaşmamıştı. 

 

……………

 

Bu kirazı kim yer kim satar

 

Hangi savaştan arta kalmış bu çocuklar

                                                           (Erdem BAYAZIT, Güneşçağ Savaşçıları)

 

………………

 

Sabahın erken saatleri. Güneş yüzünü yeni gelin gibi nazlı nazlı gösteriyor. Sokaklarda tek tük kedi sağa sola koşarken ve bazı emekçi anneler havuzdan evlere kovalarla su taşırken, Kürdili hicazkar makamında olmasa da bir tiz ses, ‘datliiiii, datli bali baaaaal’ diye odalara kadar iner miydi? Alüminyum karışımıyla henüz ayağa düşmemiş metal paralardan üç beşini kaparak, soluğu, başının üstünde demirden bir sini taşıyan tatlıcı çocuklardan halka tatlı almak için dışarı da mı alırdım?

 

Cin gibi çöp çizgilerden çocuklar yetişsin diye bir ‘Cin Ali’ kurgusu en çok satan çizgi karakter miydi? ‘Cin Ali evde, sokakta, parkta, mahallede, okulda, müzede, tatilde, piknikte, sinemada, tiyatroda, köyde, bakkalda’ serileri ile çocukların hayal dünyaları genişletilirken yoksa daraltılır mıydı?

 

Eski sebze-meyve halinde yan yana bitişik nizam kasap dükkanları mı vardı? Her kasabın kapısında eski bir teneke ve içinde işe yaramaz yağ ve kemik parçaları ile etrafta nasiplenmeye çalışan kediler mi vardı? Çengellere asılı gövdeler, kocaman kütükler üzerinde doğranan etler, yağlı kağıtlara sarılan kıymalar, camekanlar, kırmızı yağlı boyaları ile metal su boruları…

 

Belediye mezbahanesinden kasaplara et taşıyan kırmızı tulumlar giymiş pala bıyıklı, konuşma engelli bir amca (Lalo / Çerkez) mı vardı? Her omzuna ayrı birer gövde et atarak çarçabuk siparişleri yetiştirir miydi? Ecinni engellerinden nasiplenmemiş duygu dünyası jest ve mimikleri ile gürül gürül akar mıydı?

 

Kasap Ömer, Kasap Yaşar, Kasap Turhan, Kasap Şemsettin… Kocaman leğenlerde yoğrulan ve baharat rahiyasıyla dayanılmaz bir lezzete dönüşen sucuk külçeleri…

 

Dükkanlardan bazısının kapısının üst pervazına tutturulmuş ve yerlere kadar uzanan iplere dizilmiş rengarenk boncuklardan örülü haşere önleyici estetik setler mi olurdu? Dükkana her girip çıktığımda boncuk yüklü iplerin en üstten en aşağıya kadar yüzüme sürtünmesinden delice bir keyif mi alırdım?

 

Yassı piller ve üstlerinde uzayan antenleri ile hayat bulan radyolar mı vardı? TRT radyosunun canlı yayınları gerçeklik ve hayal alemi arasında uzamsal bir metafor muydu? Dalga boyları arasında sörf yaparken radyonun kulağı misali çekiştirdiğim yuvarlak düğmeden tarifsiz hazlar mı alırdım?

 

Evlerde biblolar, makrameler, plastik sarmaşıklar ile misafir çocuklarına doyumsuz seyirlikler mi sunulurdu? Şemsiyeli adamın kapısında durduğu ahşap evler, ardı ardına sıralanmış fil sürüleri, ayaklarını duvardan sarkıtmış ve pantolonları yamalı çocuklar, pipo içen yaşlı amca gibi figürler evden biri gibi dururlar mıydı büfelerde, vitrinlerde? Bin bir emekle rengarenk süslere ve ilginç tasarımlara isim olan makrameler süs düşkünü ev hanımlarının vazgeçilmezleri miydi?

 

Esnaf FACIT marka makinelerle mi hesap kitap ederdi? Sağ yanındaki kulağı ileri geri çevirerek toplama ve çıkarma işlemi için olanca ağırlıkları ile bulunmaz bir nimet miydi bu makinalar? Kulak ardına sıkıştırılmış ve ucu bıçakla sivrilmiş kurşun kalemler ne derdi bu icada?

 

Düğünlerde her aile şehrin sayılı taksilerinden birini mi kiralardı? Tüm aile tıka basa biner, kalanlarsa pencereden sarkarlar mıydı? Kadınlar, genç kızlar düğün konvoylarında tilili çeker, durmaksızın devam eden korna, klakson sesi ile düğün kamuya bildirilir miydi? Gelin arabası ayrı bir süslenir, ön kaputa oyuncaktan gelin bebek mi oturtulurdu? Okuma yazma oranının düşüklüğünden! olsa plakaların üzerine ‘evleniyoruz’  ibaresi yazılmamıştı henüz. Düğün konvoyu mahalle aralarında yola konmuş kalas ve taşlarla durdurulur, önceden zarflara konmuş paralar yolu kesen çocuklara mı dağıtılırdı?

 

Kadın çoraplarından dev gibi müdafaa mevzileri kokan paspaslar mı yapılırdı? Dış kapının ardına konan ve kum torbalarını andıran bu paspaslar soğuğu önler miydi? Yoksa ikinci el orlon malzeme ile bin bir renk ve dilimden oluşan dairemsi paspaslar yapılır da etrafına fırfırlar, ortasına da pembe ya da kırmızı bir gül mü kondurulurdu?

 

Misafir odalarında duvarlara asılı zengin figürler mi vardı? Koyun postunun bir yanında çifte diye anılan av tüfeği diğer yanında içi mermi dolu ve silı denilen mermi postu mu vardı?

 

……………

 

‘Evlerinin içi kabartma bahar

 

Köşelerde keklik gibi bakıp duran saksılar

 

Halıları öpe öpe nakış yapar nakış gibi ayaklar

 

Siz söyleyin insan seve seve ölmez ne yapar

 

Köşelerde keklik gibi durup bakan saksılar

                                                                               (Sezai KARAKOÇ, Köşe)

……………………..

 

At arabaları mı vardı? Kafalarını saman torbasına gömen cılız atlar taşımacılığın gözde ve yegane yolu muydu? Atların başında siyah derilerden gözlükleri ve arkalarında caddeleri kirletmemeleri için naylon telislerden yapılmış gübrelikler mi vardı? Ali ve Reşit amcalar mesleğin duayenleri miydi?

 

Taksilerin arka camında araba yürüdükçe kafası sallanan doberman köpeklerine benzer oyuncaklar mı vardı?

 

Hedeflerini, ‘Üç Murad’ım var’ istiaresiyle hafızalara kazıyan Belediye reislerimiz mi vardı?..

 

 
Etiketler: BENDEKİ, NOTLAR, -8-,
Yorumlar
Diğer Yazılar
İLAHLAR ÇOCUKLARIMIZI TÜKETMESİN
GÖSTERİ TOPLUMU
ŞİİRİN GÜNCESİ -7- 'SULTAN'
BAUMAN’IN ‘AKIŞKAN DÜNYA’SI
Kaç Engerek soyundan, Sığın Aydınlığın Rabbine
ZAMANA DÜŞEN BİLİNÇ SAHNELERİ
FİKRETMENİN KARAKTERİ
ŞİİRİN GÜNCESİ -6- ‘SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE’
KARANLIĞIN KÜLTÜRÜ
MÜNACAT
KARTEZYEN BİLİMDEN SİSTEMLER YAKLAŞIMINA
YAŞAMIN ANLAMINA DAİR BİR GÜZELLEME
AKIL, DÜŞÜNME VE BİLGİ
NE YAPMALI?
Aytmatov’dan Bir Nefes: ‘Gün Olur Asra Bedel’
'İslam Deklarasyonu': Yeniden İman Çağrısı
Medya ve Yeni Bir Dil Sorumluluğu
ŞİİRİN GÜNCESİ -5- ‘SEMUD’
POST MODERN TÜKENİŞ
BAŞKALARININ AŞKIYLA BAŞLIYOR HAYATIMIZ
Kir Tortuları
YIKIN EFENDİLER YIKIN!..
1950-60 ARASINDA BİNGÖL’DE SİYASAL HAYAT
Şiirin Güncesi -4- 'ÇAĞDAŞLAR İÇİN'
BENDEKİ NOTLAR -7-
Akif Emre ve 'Göstergeler'
Çok Partili Hayat ve İlk Muhalefet: Milli Kalkınma Partisi
ŞİİRİN GÜNCESİ -3- ‘SUYU ANDIK VE ÇOCUKLAR SUYA GİRDİ’
İHTİLAF VE TEFRİKA KARŞISINDA BİLGELİK
İNSANA DAİR -1-
BENDEKİ NOTLAR -6-
ŞİİRİN GÜNCESİ -2- ‘KARDEŞİME MEKTUP’
BENDEKİ NOTLAR -5-
RUHUN ‘ÖZGÜR’ HALİ
ŞİİR’İN GÜNCESİ -1- ‘GECE’
BATI DÜŞÜNCESİNİN KIRILMA ANLARI
SCHOPENHAUER AYNASINDA FATMA ALİYE SURETİ
DÜŞÜNMEK KADAR ASİL
KARTEZYEN DİNDARLIK
BENDEKİ NOTLAR -4-
SEYYİD KUTUB YORGUNLUĞU (MU?)
YARGI DEĞİL İSTİKAMET
MUHATAPLARA BEYANIMDIR İNSAN KALBİYLE DÜŞÜNÜR
BENDEKİ NOTLAR -3-
SÖYLE MARGOS NERELİSEN?
SELAM OLSUN ÜÇÜNCÜ YOLA
SİSTEM VE UYGULAYICILAR
YERLERİN ÖĞRETMENİ, GÖKLERİN ÖĞRENCİSİ: ALİYA
EVRENSEL OLAN NEDİR/KİMDİR?
VARLIK, AKIL, ADALET, EYLEM, SÜKUN VE RÜCU
Hüznün Zaman Sarkacı: Eylül
BENDEKİ NOTLAR -2-
BENDEKİ NOTLAR -1-
HAYDİN FELAHA
Çocuk ve Merhamet
SÜKUT MAKAMINDAN KLAS MEKTUPLAR
YAŞAM BİLGELİĞİ YA DA MUTLULUK ÖĞRETİSİ
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
TARKOVSKY VE SİNEMA SANATI
TEO-POLİTİK NOTLAR
AKLIN MEKAN İLE İMTİHANI
.
BİNGÖL Egazete
Yazarlar
Önemli Haberler
Anketler
Belediye'ye devredilen askeri alana ne yapılsın ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
33
0
2
3
10
15
2
Kasımpaşa
26
0
5
2
8
15
3
Antalyaspor
26
0
5
2
8
15
4
Beşiktaş
25
0
4
4
7
15
5
Yeni Malatyaspor
25
0
4
4
7
15
6
Trabzonspor
25
0
4
4
7
15
7
Galatasaray
25
0
4
4
7
15
8
Atiker Konyaspor
21
0
4
6
5
15
9
Sivasspor
21
0
4
6
5
15
10
MKE Ankaragücü
20
0
7
2
6
15
11
Bursaspor
19
0
4
7
4
15
12
Göztepe
18
0
9
0
6
15
13
Akhisarspor
16
0
7
4
4
15
14
Alanyaspor
16
0
9
1
5
15
15
Kayserispor
15
0
8
3
4
15
16
BB Erzurumspor
14
0
7
5
3
15
17
Fenerbahçe
14
0
7
5
3
15
18
Çaykur Rizespor
11
0
6
8
1
15
Arşiv