Yazı Detayı
23 Aralık 2019 - Pazartesi 08:54 Bu yazı 968 kez okundu
 
İbni Battuta: Bilge Seyyah
Yusuf ALİOĞLU
 
 

İbni Battuta. (1304-1368)

 

Ortaçağın en büyük seyyahı.

 

1304’te Fas’ın kuzeyinde, Afrika ile Avrupa’nın buluştuğu kavşak noktasındaki liman şehri Tanca’da doğdu.

 

Asıl adı Şerafettin Ebu Abdullah Muhammed İbn Battuta Tanci’dir.

 

Ailesi Berberi kökenlidir.

 

Gençliğinde bilim, matematik ve İslam Hukuku üzerine eğitim gördü.

 

Dünyanın en önemli seyahat klasiklerinden birinin yazarı olan İbni Battuta, 1325 yılında daha 21 yaşındayken Tanca’dan Hac niyetiyle çıkar.

 

Ama bu çıkış, ilginç, etraflı ve dönüşü olmayan, yaklaşık 29 yıllık bir seyahate dönüşür. (Kaşifler, ibni Battuta, Parola Y.)

 

Beş kez hac yapar.  Ziyaüddin Serdar’a göre İbni Battuta, ‘Tarihsel İslami deneyiminin büyük bir kısmını oluşturan seyahat virüsünü, bir buçuk yılda tamamladığı, Mekke seyahatinde kaptı.’ (Mukaddes Belde Mekke, Z. Serdar)

 

Bu özelliğinden dolayı rahmetli Akif Emre onu ‘mütecessis ruh’ olarak tavsif etmişti.(Yeni Şafak, 21 Haziran 2014)

 

İyi eğitimli olması, Farsça ve Türkçe bilmesi seyahatlerini kolaylaştırdı. İslam dünyasının hemen her bölgesini gezdi.

 

Kadı olarak iş buldu. Değerli bir bilgin olarak çeşitli hükümdarların saraylarında kabul gördü. Evine dönemeden önce Maldivler, Hindistan, Güneydoğu Asya, Orta Asya ve Çin’e seyahat etti.

 

Orta İran, Kafkasya, Kuzey Avrupa, Japonya ve Afrika’nın güneyi hariç neredeyse eski dünyanın tamamını gezdi. (Seyahatnâmelerde Fıkıh Kültürü: İbn Battûta Örneği, Doç.Dr. Aydın TAŞ)

 

Onun ömrü boyunca seyahat ettiği mesafe hesaplandığında yaklaşık 73.000 mil (~117.500 km.) mesafe ile ünlü gezgin Marko Polo’yu geride bıraktığı söylenebilir.( İbn Battuta’nın Karadeniz Seyahati Üzerine Bazı Mülahazalar, Tahsin Koçyiğit)

 

Ignaty Krachkovsky’ye göre İbn Battûta, Marko Polo ile birlikte Ortaçağ’ın en büyük iki seyyahından biridir ve hatta çok daha geniş bir alanı gezmesi, üç kıtada en önemli kültür merkezlerine ulaşması sebebiyle onu geride bırakmıştır.

 

İbni Battuta’nın bitimsiz seyahat arzusunun ardında ‘sınırsız bir dünyaya ait olma duygusu’ vardı. Karşılaştığı yerler ve insanların gelenek ve göreneklerinin önemli önemsiz tüm farklılıklarına karşı açık, ilgili ve meraklı bir gözlemciydi.

 

Akif Emre’nin dediği gibi, ‘İbn Batuta"yı sıradan bir seyyah olmaktan daha anlamlı kılan, onun bugünün anlam dünyamızı besleyen katkılar sunmasıdır. İster siyasi tarih ister medeniyetler tarihi açısından ilgilenin, hayatın katmanlarını işleyen, gözlemleyen bir alim seyyahtır o. Keşif ve merak, bilgi ve öğrenme aşkı, tecrübe ve sabır, hayatın akışı içinde ilahi olanı arayan bir bakış...’

 

Rus oryantalist Krachovsky’ye göre İbni Battuta’nın ünlü eseri ‘Rihle’, 1808 yılında önce seyyahlar üzerinden Avrupa’ya taşınır.

 

Er-Riḥle’yi etraflı şekilde ele alan ilk oryantalistler M. Kosegarten ile öğrencisi H. Apetz’dir.

 

Eser batıda ilk defa 1829 yılında Samuel Lee tarafından İngilizceye çevrilir.

 

1840-1855 yıllarında ise Portekizce’ye çevrilir.

 

A.Sait Aykut’a göre bu erken dönem ilgisinin ardında sömürgecilik vardır. Batılıların Seyahatname incelemelerinde özellikle Hindistan, Seylan ve İç Afrika gibi iştah kabartan yerler ve zenginlik ve altın kelimelerinin geçtiği fasıllarla ilgilenmeleri bu tezi desteklemektedir.

 

İbni Battuta’nın yaklaşık 30 yıllık seyahatlerini dermeyan ettiği Seyahatnamesi, modern zamanlarda ilk olarak 1929 yılında, ‘İbni Battuta, Travels in Asia and Africa: 1325-1354’ ismi ile Routledge ve Kegan Paul tarafından Londra’da yayımlanır. Bu baskının çevirisini H.A.R. GIBB yapar. Kitap için 1957 ve 1971’de yeni baskılara gidilir.

 

Fransızlar Cezayir’i işgal ettiklerinde er-Riḥle’nin beş özel nüshası Paris’e, 1537’den beri Fransa’da yayımlanan ve dağıtılan yazılı, sesli, görsel; günümüzde de elektronik kitap ve kitap dışı belgeleri arşivlemekle sorumlu olan Fransa Milli Kütüphanesi’ne götürülür. 1853-1858 yılları arasında yapılan çalışmalar neticesinde eser dört cilt olarak Fransızcaya çevrilir.

 

Osmanlı döneminde 1860’lı yıllarda Kitap Mehmet Şerif Paşa tarafından çevrilir.

 

1871 yılında Mısır’da Fransızcadan Arapça’ya çevrilir.

 

1898’de Urduca’ya, 1958’de de Farsça’ya çevrilir.

 

Seyahatname, 1989’da ‘The Adventures of İbni Battuta’ ismi ve Ross E. Dunn çevirisi ile ABD Kaliforniya Üniversitesi yayınları arasından çıkar.

 

Ayrıca, yıllar önce Bosphorus kitabıyla tanıştığım İngiliz yazar ve yayıncı John Murray, Tim Machintosh-Smith’in İbni Battuta’nın izini süren üç farklı eserini de (Travels With a Tagnerine; The Half of a Thousand Columns ve Landfalls: OnThe Edge of İslam with İbn Battuta) Londra’da yayınlar.  

 

1992’de Hindistan Yeni Delhi’de, Asian Educational Services yayınları arasında kitabın basımı yapılır.

 

1983 yılında ülkemizde ilk defa Mehmet Şerif Paşa çevirisi Türkçeye çevrilir.

 

Ama asıl ve ciddi çeviri Yapı Kredi Yayınları arasından ilk defa 2000 yılında 2 cilt olarak yayımlanır. Gibb ve Beckingham’ın İngilizce, Yerasimos’un Fransızca tercümelerini esas alarak çeviri yapan A.Said Aykut, aynı zamanda TDV İslam Ansiklopedisi’nin İbni Battuta başlığını da çalışan mütercimdir.

 

 ‘Rihlet-ü İbn Battûta’ yani İbn Battûta Seyahatnâmesi olarak bilinen ünlü eserine müellif, Tuhfetü’n-Nüzzâr fî Garâibi’l-Emsâr ve Acâibi’lEsfâr (Şehirlerin İlginçlikleri ve Yolculukların Tuhaflıkları Hakkında Araştırmacılara Bir Hediye) ismini vermiştir.

 

İslam tarihinde İbni Battuta ve eserinden ilk defa Lisânüddin İbnü’l-Hatîb, İbni Hacer ve İbni Haldun gibi alimler söz etmişlerdir.

 

Türkiye Diyanet Vakfınca hazırlanan İslam Ansiklopedisindeki rivayetlere göre, ‘İbn Battûta yurduna döndüğünde gezdiği uzak ülkelerden, gördüğü garip olaylardan bahsedince sözleri alayla karşılanmış ve pek çok şeyi uydurduğu sanılmıştır. Gırnata’da görüştüğü Ebü’l-Berekât el-Billifîkī de onun asılsız haberler naklettiğini ileri sürmüştür (İbnü’l-Hatîb, III, 273).

 

Bu rivayet bana klasik zamanlarda yaşanmış bir diğer ilginç olayı hatırlattı. Hikmet Zeyveli’nin ‘İlahi Dinlerde Mucize ve Gayb / Geleneği Yeniden Okumak’ adlı eserinde John Locke’tan aktardığı anekdot şöyle:

 

‘Siyam (Thailland)’daki Hollanda elçisi, Siyam Kralına, ülkesi Hollanda hakkında ilgi çekici şeyler anlatmaktadır. Hollanda elçisi, birçok şey meyanında, kendi ülkesinde, suların, bazı soğuk havalarda, insanların üzerinde yürüyebileceği kadar katılaştığını (donduğunu), hatta bir fili bile taşıyabilecek hale geldiğini söylediğinde Kral elçiye şöyle der: ‘Beyefendi, sizi ciddi, dürüst bir insan olarak gördüğümden, şimdiye kadar anlattığınız tuhaf şeylere inanmıştım; ancak şu an, artık eminim ki yalan söylüyorsunuz.’

 

Siyam iklimi buz ve don olaylarından uzak olduğu için ve teknolojik olarak başka memleketlerdeki durumları bizzat müşahade ve test etme imkanı olmadığından Kral’ın tepkisini bir miktar anlayışla karşılamalıyız.

 

Bu ilginç ve bir o kadar da bilgi ve mesaj yüklü rivayetten sonra İbni Battuta’yı anlattığı sayısız konu, tepkiler ve dirayetli duruşu, bildiği doğru yolda yürüme konusunda bir kez daha takdir etmeliyiz.

 

 Sosyal hayat, âdetler, inançlar, töreler, sosyal statü, toplumsal semboller ve iktisadi faaliyetler hakkında çok zengin bir referans çerçevesi sunan er-Riḥle, antropoloji ve etnoloji açısından da değerli bir kaynaktır.

 

Kitaba ilişkin eleştiriler de var. En ciddi eleştiri ünlü oryantalist Stephen Janicsek’ten gelir. Janicsek’e göre  er-Riḥle’nin Arzızulümât ve Bulgar şehrine dair anekdotları uydurmadır. Dahası kötü birer kopyadır. (“Ibn Battuta’s Journey to Bulghār: Is it a fabrication?” 1929)

 

Daha çok gezi kitapları yayımlayan İskoçyalı oryantalist Henry Yule ise, Son olarak 2010 yılında Cambridge Üniversitesi yayınları arasında çıkan 1913 Londra baskılı “Cathay and the Way Thither” adlı eserinde, ‘Çin’le ilgili bölümlerin, o dönemdeki Moğol kökenli Yuan hanının Kurtay adını taşımaması gibi hususlar dikkate alınarak hayal mahsulü olduğu’ eleştirisini getirir.

 

Henry Yule ayrıca, ‘İbn Batuta’s Travels in Bengal and China’ adlı eserinde de Battuta’nın Konstantiniye seyahatine hayalilik eleştirisi getirir.

 

Ancak sonraki zamanlarda Krachkovsky, Gibb, Yamamato, Âgā Mehdî Hüseyin, S. M. İmâmüddin, Norris ve Beckingham gibi şârih, mütercim ve araştırmacılar, bu müphem kısımların çoğunu delillendirerek tasdik etmiş, bir bölümünü de uygun şekillerde yorumlamışlardır.(TDV, İbni Battuta)

 

Batılılar, esere çok yakın ilgi göstermiş ve coğrafya, tarih, botanik, antropoloji gibi dallar üzerinden müstakil çalışmalar yapmışlardır. Öyle ki, August Fischer bütün bir çalışmasını İbni Battuta isminde geçen çift ‘t’ye ayırmıştır. (‘Battûta nicht Batûta’, 1918)

 

2010’lu yıllarda da Brezilya Milli Eğitim Bakanlığı İbni Battuta’yı ders müfredatına aldı.

 

Eserin literatürümüze girişi ve kütüphanelerde yerini alışı, yukarıda da değinildiği gibi, maalesef batı üzerinden olmuştur. Esere ait birer eski nüsha İzmir Milli Kütüphanesinde, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesinde ve Medine Arif Hikmet Kütüphanesinde bulunmaktadır.

 

İbni Batuta’nın seyahatinin bugün için anlamı asla bilgi yığınları değildir. Bazen çok açık bazen satır aralarında dolanan mesajlar ile bizlere dönemin yürürlükteki akıl kodlarını, medeniyetin temel parametrelerini sunar. Bunu bazen ustaca yapar bazen de ham haliyle servis eder. Onun için İbni Battuta’yı dünden haber veren bir münadi olarak görmek gerekir.

 

İbni Battuta seyahatleri sivil bir boyut taşır. Zira tarih boyunca muktedirlerin vakanüvisleri olan biteni sabit bir pencereden yazıp aktarmışlardır. Oysa böylesine eserler, daha fazla hayatın içinden, daha gerçekçi ve dokunulabilir, senli benli tarzları ile daha gerçek, gerçekçi ve faydalı olmuşlardır.

 

İbni Battuta eserinde, on-on beş farklı dilin konuşulduğu şehir hayatları, sınırların hemen herkese açık olduğu siyasal ve ekonomik yapılar, Fas’tan Çin’e uzanan kervanlar, Hindistan’da alınan borç paranın beş yıl sonra Çin’de ödendiği ticari ahlak örnekleri, konuştuğu dilden dolayı insanların kategorize edilmediği ve emperyal anlamda tek dil dayatmasının yapılmadığı serbest zamanlar, vakıf geleneği ile sosyal hayatın konsolide edildiği, ilme ve âlimlere ihtiram gibi konularda ortalamanın üstünde misallerin yaşandığı bir medeniyet coğrafyası sunar. Antropoloji, uluslararası ilişkiler, folklor, kurumlar tarihi, etnoloji, milletlerin gastro ve gıda rejimleri, iktisat tarihi gibi alanlarda hazine değerinde bilgiler paylaşır.

 

Ayrıca modern zamanların tatil, turizm, eğlence, tur gibi kavramları arasında buharlaşan ‘yeryüzünde gezin’ emir ve tavsiyesinin tarihimizdeki şahitliğini yapmış ve bir ömrü bu yolda harcamış olması münasebetiyle de hatırlatıcı ve öğretici örnek bir şahsiyettir İbni Battuta.

 

Fernard Braudel’in, kesintisiz hareket halini ve yerleşiklik üzerinden şehir hayatını imleyen ‘İslam bir yol medeniyetidir’ tespiti, İbni Battuta galerisinde layıkıyla müşahhaslaşmıştır diyebiliriz. İbni Battuta otuz yıla yakın yolculuğu ile çok ciddi bir gözlem ve kayıt müktesebatı bırakmıştır. Medeniyetimizin dünü, bugünü ve yarına adına ‘siru f’il ard’ (Ankebut/20) eylemi gerçekleştirmiş ve bu konuda dönemin toplumsal dinamizmine tanıklık ederek farklı disiplinlerin istifade edeceği zengin bir bilanço miras bırakmıştır.

 

Sömürgeciler, ‘nereyi, nasıl sömürebilirim’ hedefiyle arzın üstünde dolanırlar. Ahlak kaygısı olan Müslümanlar ise ‘nereye, nasıl barış ve kardeşliği götürebilirim’ diye arzın omuzlarında seyahat ederler.

 

Batılı aktarım ve tanımların dışında, ‘kendi özgünlüğü ile gürül gürül akan bize ait bir dünyanın var olduğu’ bilgi ve özgüvenini paylaştığı için bilge seyyah İbni Battuta’yı şükran ve rahmetle anıyorum. 

 
Etiketler: İbni, Battuta:, Bilge, Seyyah,
Yorumlar
Diğer Yazılar
'Yaklaşıyor Yaklaşmakta Olan...'
Asra Bedel Ömürler
“Görünmezsem Çıldırırım”
HESAPLAŞMA
FETTAN
'CUMHURİYET'İN DOĞUSU'
VİTRİN UYGARLIĞI
ŞİİRİN GÜNCESİ -9- “Paltosu Pembe Kadın”
Ölçüsüz, Kaba, Merhametsiz, Gösterişçi ve Tüketici Bir Topluma Doğru
Kariyer-izm Modern Mankurtlaşmadır
Nuri Pakdil'in Ardından
BENDEKİ NOTLAR -9-
Gorki Kozmolojisinden Kucağımıza Dökülenler
Gölgeler ve Gölgedekiler
ŞİİRİN GÜNCESİ -8- "Kaybola"
Sükut Üzere Bir İsyan Çağıltısı
Aydınlık ‘Aydın’ Yüzlerle Gelir
Zamanın Ruhuna Antik Çağlardan Bir Nefes Niyetine: ‘Ölüler Kitabı’
‘YENİ TÜRKİYE PARTİSİ’ ve BİNGÖL SERENCAMI
Oyunbozan değilim, oyun bozuk…
1960-70 YILLARINDA BİNGÖL’DE SİYASAL HAYAT
Sanatçı ve Toplum
“Bir İnsanın Kim Olduğunu Güçle İlişkisi Belirler”
'Yazı'yı Denemek
Şehir ve Kent Geriliminde İnsan
Nereden Nereye
Cehaletin Halleri
İLAHLAR ÇOCUKLARIMIZI TÜKETMESİN
GÖSTERİ TOPLUMU
ŞİİRİN GÜNCESİ -7- 'SULTAN'
BAUMAN’IN ‘AKIŞKAN DÜNYA’SI
Kaç Engerek soyundan, Sığın Aydınlığın Rabbine
ZAMANA DÜŞEN BİLİNÇ SAHNELERİ
FİKRETMENİN KARAKTERİ
ŞİİRİN GÜNCESİ -6- ‘SÜRGÜN ÜLKEDEN BAŞKENTLER BAŞKENTİNE’
BENDEKİ NOTLAR -8-
KARANLIĞIN KÜLTÜRÜ
MÜNACAT
KARTEZYEN BİLİMDEN SİSTEMLER YAKLAŞIMINA
YAŞAMIN ANLAMINA DAİR BİR GÜZELLEME
AKIL, DÜŞÜNME VE BİLGİ
NE YAPMALI?
Aytmatov’dan Bir Nefes: ‘Gün Olur Asra Bedel’
'İslam Deklarasyonu': Yeniden İman Çağrısı
Medya ve Yeni Bir Dil Sorumluluğu
ŞİİRİN GÜNCESİ -5- ‘SEMUD’
POST MODERN TÜKENİŞ
BAŞKALARININ AŞKIYLA BAŞLIYOR HAYATIMIZ
Kir Tortuları
YIKIN EFENDİLER YIKIN!..
1950-60 ARASINDA BİNGÖL’DE SİYASAL HAYAT
Şiirin Güncesi -4- 'ÇAĞDAŞLAR İÇİN'
BENDEKİ NOTLAR -7-
Akif Emre ve 'Göstergeler'
Çok Partili Hayat ve İlk Muhalefet: Milli Kalkınma Partisi
ŞİİRİN GÜNCESİ -3- ‘SUYU ANDIK VE ÇOCUKLAR SUYA GİRDİ’
İHTİLAF VE TEFRİKA KARŞISINDA BİLGELİK
İNSANA DAİR -1-
BENDEKİ NOTLAR -6-
ŞİİRİN GÜNCESİ -2- ‘KARDEŞİME MEKTUP’
BENDEKİ NOTLAR -5-
RUHUN ‘ÖZGÜR’ HALİ
ŞİİR’İN GÜNCESİ -1- ‘GECE’
BATI DÜŞÜNCESİNİN KIRILMA ANLARI
SCHOPENHAUER AYNASINDA FATMA ALİYE SURETİ
DÜŞÜNMEK KADAR ASİL
KARTEZYEN DİNDARLIK
BENDEKİ NOTLAR -4-
SEYYİD KUTUB YORGUNLUĞU (MU?)
YARGI DEĞİL İSTİKAMET
MUHATAPLARA BEYANIMDIR İNSAN KALBİYLE DÜŞÜNÜR
BENDEKİ NOTLAR -3-
SÖYLE MARGOS NERELİSEN?
SELAM OLSUN ÜÇÜNCÜ YOLA
SİSTEM VE UYGULAYICILAR
YERLERİN ÖĞRETMENİ, GÖKLERİN ÖĞRENCİSİ: ALİYA
EVRENSEL OLAN NEDİR/KİMDİR?
VARLIK, AKIL, ADALET, EYLEM, SÜKUN VE RÜCU
Hüznün Zaman Sarkacı: Eylül
BENDEKİ NOTLAR -2-
BENDEKİ NOTLAR -1-
HAYDİN FELAHA
Çocuk ve Merhamet
SÜKUT MAKAMINDAN KLAS MEKTUPLAR
YAŞAM BİLGELİĞİ YA DA MUTLULUK ÖĞRETİSİ
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
TARKOVSKY VE SİNEMA SANATI
TEO-POLİTİK NOTLAR
AKLIN MEKAN İLE İMTİHANI
.
BİNGÖL Egazete
Yazarlar
Önemli Haberler
Anketler
Belediye'ye devredilen askeri alana ne yapılsın ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
69
0
5
9
20
34
2
Trabzonspor
65
0
5
11
18
34
3
Beşiktaş
62
0
10
5
19
34
4
Sivasspor
60
0
8
9
17
34
5
Alanyaspor
57
0
9
9
16
34
6
Galatasaray
56
0
8
11
15
34
7
Fenerbahçe
53
0
11
8
15
34
8
Gaziantep FK
46
0
10
13
11
34
9
Antalyaspor
45
0
11
12
11
34
10
Kasımpaşa
43
0
15
7
12
34
11
Göztepe
42
0
14
9
11
34
12
Gençlerbirliği
36
0
16
9
9
34
13
Konyaspor
36
0
14
12
8
34
14
Denizlispor
35
0
17
8
9
34
15
Çaykur Rizespor
35
0
19
5
10
34
16
Yeni Malatyaspor
32
0
18
8
8
34
17
Kayserispor
32
0
18
8
8
34
18
MKE Ankaragücü
32
0
16
11
7
34
Arşiv