Yazı Detayı
21 Mart 2017 - Salı 11:33 Bu yazı 403 kez okundu
 
İNSANA DAİR -1-
Yusuf ALİOĞLU
aburtaskiray@gmail.com
 
 

Varlık ile ilgili önem sıralaması yapılırsa elbette ilk sırada ve tartışmasız olarak insan anılacaktır.

 

Çünkü ‘amacı, mahiyeti ve biçemi’ itibariyle zihinleri en fazla meşgul eden soruların gözdesi; kallavi mukayeselerin, kimden öte kimden beri atışmalarının başat aktörüdür o.

 

Görünür olmadan önceki zamanlara ait hikayesi ve şuhud alemindeki serencamı ile o mevcudat içinde biriciktir.

 

Diğer varlıklar gibi mukayyet bir ömre sahiptir. Bir hayvan, bir bitki gibi o da doğar, büyür ve ölür. Sıcaktan ve soğuktan, karanlıktan ve aydınlıktan, ekmekten ve sudan diğer varlıklar gibi etkilenir ve bağımlı yaşar.

 

Hayvanlar alemine benzer şekilde ürer ve çoğalır. Tepkiler verir, korumacı ve saldırgan tarafları vardır. Üretir, taşır ve saklar.

 

Bazen hayvandan öte zararlı, barbar; bazen de bitkiden öte naif ve nadide bir varlığa dönüşür.

 

Bazen dikey deparlarla melekten üstün, bazen vasat salınımları ile ‘insan’, bazen de baş aşağı düşüşlerle şeytandan deni bir komplekstir.

 

Onu diğer varlıklardan ayıran mufarık karakterin klasik olarak ‘düşünme’ yetisi olduğu söylenir.

 

Ancak planlayarak ve tasarlayarak, kısacası, teammüden işlediği kötülüklerini andığımızda düşünme ve irade üzerinden atfedilen asaletin nasıl da zelil ve perişan bir hale dönüştüğü, düşünme yetisinin tek başına yeterli asalet ölçütü olmadığı görülecektir.

 

Düşünme tıpkı bilim gibi bir bilgi değil bir metottur, nihayete varmamış zihinsel eylem halidir.

 

‘Doğru düşünme/metot’ ve ‘isabetli karar’ ideal olandır. ‘Doğru düşünme/metot’ ve ‘isabetsiz karar’ övgüye layıktır. ‘Yanlış düşünme/metot’ ve’ isabetli karar’ belirleyicilikten uzak, sınırlı, süreli ve bağlayıcılığı olmayan seçenektir. ‘Yanlış düşünme/metot’ ve ‘yanlış karar’ ise ilimden bir şey ifade etmeyen heva ve heves yüklü son şıktır.

 

Düşenmenin bariz özelliği/kimliği ‘süreç’tir. Doğru ve yanlış kararlar sürecin son halkası yani hitamıdır. İzzet ve keramet son halkadan çok birbirini besleyen önceki halkalardadır.

 

Esas olan düşünmenin yönü ve yöntemi ile kullanılan malzemedir. Doğru yöntem ve kıvamında malzeme bilgi üzerinden bilgelik demektir.

 

Düşünerek ürettiğiniz ürünlerinizin eşyada içkin hareket ve sükunet ile uyumlu olması; ürünlerinizin akıp giden hayatın içinde maruf müktesebata uyumlu olması, bilgi ve davranış olarak, tez veya antitez olarak türedi olmaması düşünme eyleminin isabetle sonuçlanması demektir.

 

Demek ki düşünme tek başına bir erdem olmayıp hakikate tekabül eden ana resmin farklı hallerden oluşan eylem/metot halidir.

 

Doğru yöntem ve maruf ürünlerin yinelenmediği yerde kısır döngüler öne çıkar. Var olan zihinsel estetik kutsanır, sıkı sıkıya muhafaza edilir; eşyayı tanımaya ve tanımlamaya yani bilgiye dair sığlıklar yaşanır.

 

Her sığlık içe kapanmacı, saldırgan ve ötekileştiricidir. Bilgi sosyolojisinin ve psikolojisinin bu hal üzere olduğu zihinsel uzam kendini merkeze alıp dışındakini tekfir eder.

 

Bu meyanda, hayvanlar için kullanılan ‘tekrar’ ve ‘taklit’ kelimeleri geniş coğrafyalarda yerleşik davranışlara dönüşerek insan üzerinden dolaşıma girer. Bu iki kelimede saklı yoğun işbirlikçi, teslimiyetçi, tembel unsurlar dinamik bir süreç olan düşünmeyi ve ona ait zemin ve malzemeleri felç eder. Dolayısıyla insanı hayvandan ayıran özellik olarak düşünmeyi öne sürmek yerine, insanı hayvana yaklaştıran özellik olarak tekrar ve takliti konuşmak lazım.

 

Tarih içindeki yürüyüşü itibariyle hareket nazariyesinden çok statik evren, atalar ve gelenek mottoları ile insan, doğru düşünme kulvarından ziyade, uyutan, uyuşturan, hizada tutan seslerin ve renklerin dünyasına kapılmıştır. 

 

Kendisine ‘ben kimim’  ya da ‘neyi öğrenmeliyim’ (I.Illich) sorularını sormadan tüketilen bir hayatın ana aktörü olan insanın düşünme ile arasına oldukça geniş bir mesafe koyduğunu ve bu mesafenin de aslında onun kimliğine ve neliğine dair negatif resimler sunduğunu söyleyebiliriz.

 

Evrendeki diğer varlıklardan farkını fark edemeyen ve bunu amaçsallık dolayımında değerler skalasına dönüştürerek nitel ve nicel meyvelere dönüştüremeyen, kısacası iradesini düşünsel ürünler ile taçlandıramayan insanın düşünen varlık olarak tanımlanması açık bir tartışma konusu olur.

 

Kendi parmak izi ve kendi amel defteri ile üsve-i haseneye dönüşemeyen, ardında mamur bir hayat bırakamayan ve alemler içinde anılmaya değer bir kayıt olamayan yaşamsal tecrübelerin düşünme eyleminden uzak birer istatistik olmak dışında seçenekleri yoktur.

 

O halde esasen insanı hem cinsi olmayan hayvan veya bitkilerle kıyaslayıp kategoriler oluşturmak yerine, insanı insanın kurdu yapmadan, kendi nefsi ile karşılaştırmak daha isabetli olacaktır:

 

Düşünenle düşünmeyeni, çaba sahibi ile lakayt ve ilgisizi, gören ile görmeyeni (6/50), şükreden ile nankörü (76/3) ayırmak.

 

Çünkü içe doğru, derinlemesine gözlem ve muhasebeler dışa doğru ve yüzeysel gözlem ve muhasebelerden daha sağlıklı ve daha ahlakidir.

 

Hem zaten hayvan ve bitki ile kıyaslanma İblis’in ateş ve toprak mukayesesindeki ontolojik ve epistemolojik hatası gibi haksız bir kibir ve kendini beğenmişlik ile insanı konunun ciddiyetinden uzaklaştırmayacak mıdır?

 

Kısacası, bilgi üzerinden ontolojik kimliğine doğru hamleler yapan insan ile merkezkaç bir kimlik dolayımında özüne yabancılaşan insan arasında tanımlar ve tasnifler yapılması ile yerlerin ve göklerin genişliğini kum saatinin buğumundan geçirerek yeniden yorumlayan insan ile içindeki ve dışındaki muazzam inşaya karşı kayıtsız insanın yapısal farkına işaret daha doğru olacaktır.

 

Kimliğini kavramış insan, heybesi sorularla dolu bir hikmet yolcusudur. Çekip çevrilen işlerin künhüne varmak için rabbinden vukufiyet talep eder. Akıl atölyesi için farklı çap ve ebatlarda kelimeler biriktirir. Kızgın ateşlerde pişen harfleri, korlaşan kelimeleri, örs üzerinde tavını almış cümleleri ve vitrinde rengarenk fikirleri vardır.  Zamanı tezgahtaki harflerin üzerine düşen bir ışık gibi yorumlar ve çağın ruhunu kuşatan zihinsel ve ahlaki ürünler sergiler.

 

Zihinsel süreçleri emeğinin ürünleridir. Ve eğer emeği (sa’y) dışında onu anılmaya değer kılacak başka bir hususiyeti yoksa -ki yoktur- insanın emeği, asli kurucusu olduğu kimliğidir.

 

Çünkü,‘emek varsa kimlik vardır’.

 

Düşünme üzerinden inşa ettiği kimliği, çevreyi, olayları ve anlatıları aktif, sorgulayıcı ve sahiplenen bir tutumla elden geçirir. Düşünmek, irdelemek, incelemek bir yük değil, nihayetinde rahatlatan kaçınılmaz doğum sancılardır.

 

Konumunu doğru kodlamış insanın düşünme serüveninde çakma düşüncelere karşı keskin bir basiret, apaçık bir tavır ve net bir mesafe vardır. Aldatıcılar onları ikinci el düşünce kırıntıları ile aldatamaz.

 

Düşünmemenin aşağılık kılan yanlarını deşifre eden insan, tarihin ve toplumun mihver meselelerindeki kadim yanlışları nassın hayrı adına maruf bir davranış olarak dışlar, fonksiyonsuz kılar.

 

İç içe geçmiş harikalar diyarı olarak gördüğü çevresine, durmaksızın akıp giden zamana ve kendinde saklı öz kimliğine karşı bilgi, irade ve düşünme merkezli sorumluluklar geliştirir.

 

Zira düşünme, onun pratiğe içkin sorumluluğu;

 

Sorumluluk ise onun eyleme içkin düşünmesidir.

 

Çünkü insan, düşündükçe, sorumluluk aldıkça kimlik sahibidir, insandır. 

 
Etiketler: İNSANA, DAİR, -1-,
Yorumlar
Diğer Yazılar
YAŞAMIN ANLAMINA DAİR BİR GÜZELLEME
AKIL, DÜŞÜNME VE BİLGİ
NE YAPMALI?
Aytmatov’dan Bir Nefes: ‘Gün Olur Asra Bedel’
'İslam Deklarasyonu': Yeniden İman Çağrısı
Medya ve Yeni Bir Dil Sorumluluğu
ŞİİRİN GÜNCESİ -5- ‘SEMUD’
POST MODERN TÜKENİŞ
BAŞKALARININ AŞKIYLA BAŞLIYOR HAYATIMIZ
Kir Tortuları
YIKIN EFENDİLER YIKIN!..
1950-60 ARASINDA BİNGÖL’DE SİYASAL HAYAT
Şiirin Güncesi -4- 'ÇAĞDAŞLAR İÇİN'
BENDEKİ NOTLAR -7-
Akif Emre ve 'Göstergeler'
Çok Partili Hayat ve İlk Muhalefet: Milli Kalkınma Partisi
ŞİİRİN GÜNCESİ -3- ‘SUYU ANDIK VE ÇOCUKLAR SUYA GİRDİ’
İHTİLAF VE TEFRİKA KARŞISINDA BİLGELİK
BENDEKİ NOTLAR -6-
ŞİİRİN GÜNCESİ -2- ‘KARDEŞİME MEKTUP’
BENDEKİ NOTLAR -5-
RUHUN ‘ÖZGÜR’ HALİ
ŞİİR’İN GÜNCESİ -1- ‘GECE’
BATI DÜŞÜNCESİNİN KIRILMA ANLARI
SCHOPENHAUER AYNASINDA FATMA ALİYE SURETİ
DÜŞÜNMEK KADAR ASİL
KARTEZYEN DİNDARLIK
BENDEKİ NOTLAR -4-
SEYYİD KUTUB YORGUNLUĞU (MU?)
YARGI DEĞİL İSTİKAMET
MUHATAPLARA BEYANIMDIR İNSAN KALBİYLE DÜŞÜNÜR
BENDEKİ NOTLAR -3-
SÖYLE MARGOS NERELİSEN?
SELAM OLSUN ÜÇÜNCÜ YOLA
SİSTEM VE UYGULAYICILAR
YERLERİN ÖĞRETMENİ, GÖKLERİN ÖĞRENCİSİ: ALİYA
EVRENSEL OLAN NEDİR/KİMDİR?
VARLIK, AKIL, ADALET, EYLEM, SÜKUN VE RÜCU
Hüznün Zaman Sarkacı: Eylül
BENDEKİ NOTLAR -2-
BENDEKİ NOTLAR -1-
HAYDİN FELAHA
Çocuk ve Merhamet
SÜKUT MAKAMINDAN KLAS MEKTUPLAR
YAŞAM BİLGELİĞİ YA DA MUTLULUK ÖĞRETİSİ
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
TARKOVSKY VE SİNEMA SANATI
TEO-POLİTİK NOTLAR
AKLIN MEKAN İLE İMTİHANI
.
BİNGÖL Egazete
Yazarlar
Önemli Haberler
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Anketler
Belediye'ye devredilen askeri alana ne yapılsın ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
39
34
3
3
12
18
2
Fenerbahçe
36
36
2
6
10
18
3
Galatasaray
35
37
4
2
11
17
4
Beşiktaş
33
31
3
6
9
18
5
Trabzonspor
30
35
4
6
8
18
6
Göztepe
30
31
6
3
9
18
7
Kayserispor
30
25
3
6
8
17
8
Sivasspor
27
24
7
3
8
18
9
Bursaspor
25
28
7
4
7
18
10
Yeni Malatyaspor
23
21
7
5
6
18
11
Kasımpaşa
22
28
8
4
6
18
12
Akhisarspor
20
23
8
5
5
18
13
Alanyaspor
18
30
10
3
5
18
14
Osmanlıspor FK
18
26
10
3
5
18
15
Gençlerbirliği
17
22
9
5
4
18
16
Antalyaspor
17
20
9
5
4
18
17
Atiker Konyaspor
16
18
10
4
4
18
18
Kardemir Karabükspor
9
14
13
3
2
18
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.